INFORMATION

Türk sineması devamlı olarak güncelliği yakalayabilmek için uğraşırken komik durumlara da düşebilmekte

Bir dönem bilim kurgular meşhurlaşırken bizimkiler de ayak uydurmaya çalışarak ‘Dünyayı Kurtaran Adam‘ adlı filmi çekerek piyasaya sürdüler. Avrupadaki Sinema TV öğrencilerine tez konusu olarak bu film verildi. Büyük bir başarı değil mi diye düşünürken olayın asıl boyutunu açıkladılar. Bu film neyi anlatıyor diye verilmiş bir ödevmiş. O kadar saçma ki anlamamışlar adamlara bitirme tezi diye verilmiş bir film olarak tarihe geçmiş. Gülerek anlatıyorlar bizimkiler de. Taklitler aslını yaşatır kelimesini hala anlayamıyoruz. Bizimkiler bir film çekiyor çok güzel diyoruz aferin diyoruz bir bakıyoruz çalıntı çıkıyor.

Şimdi insanlar diyecek ki ” Bizim senaristler aç, para kazanamıyor geçim sıkıntısı çekiyor. Adam nasıl iyi bir kurgu yapsın“. William Shakespeare, Pablo Picasso çokmu zengin adamlardı. Hatta bir makalede Picasso’ nun kışın üşümemek için resimlerini yaktığını okumuştum. Fakir edebiyatı ile sanatın alakası yok bence. Haklarını da yemiyelim mesela bizimkiler bir “Eşkıya, Gönül Yarası v.s.” yaptılar. Hala sıkılmadan izlenebilecek filmler. Konusu güzel oyunculuklar iyi olunca böyle oluyor. Sinema salonunda bir sürü Türk filmi var ancak izleyici sayısı ortada. Bu şekilde giderse sektör çok yara alacak. Diğer birçok şeyde olduğu gibi sinemada da dışarıya bağımlı olacağız.

Lütfen kaliteli oyunculuk ve kaliteli konular bulalım. Kendimizi tekrarlamadan, çalıntı olmadan, hollywood dan etkilenmeden (çünkü komik oluyor bizde) yeni bir tarz çıkaralım.