INFORMATION

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, basın toplantısı düzenledi

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, taraftar grupları, Passolig, hakem hataları, TFF, Kulüpler Birliği, şike ve basının tutumu hakkında konuştu.

İLK KONUMUZ TRİBÜNLER

“Konumuz tribünlerdeki seyircilerle ilgili durumları kamuoyu ile paylaşmaktır. Bunun için bugün bu toplantıyı tertip ettik. Bazı gelişmeler oldu. O gelişmelerle ilgili de bir konuşma yapacağım.”

“İKİNCİ KONU BENİ KINAMALARI”

İkinci konu, Yıldırım Demirören ile Kulüpler Birliği’nde beni kınamaları. 15 gün sonra taş düştü herhalde, beni kınıyorlar. Ben ne demişim? Oynatalım mı, oynatalım hakem hatalarını.
Aziz Yıldırım’ın bu sözlerinin ardından basın mensuplarına hakem hatalarıyla ilgili hazırlanan bir video izlettirildi.

HAKEME NELER SÖYLEDİ?

Dedim ki, hatalar yapılıyor çok, bu kadar yapılmasın. Her maçtan önce Gençlerbirliği, Galatasaray, Beşiktaş maçların yöneticiler çıkıyor. Gözümüz hakemin üstünde, BBG gibi izleyeceğiz falan. Biz konuşmuyoruz ama Gençlerbirliği maçında hakemi gördüm, bizim takımın soyunma odasına giderken. Dedim ki ‘Bizim oyuncunun dizine basılıyor, siz çalmıyorsunuz ve sonra rakip bundan cesaret alıyorlar. Böyle yaparsanız bir daha Kadıköy’e gelemezseniz’ dedim. Beni kınayın tamam, onları da kınayın. Ben yüzüne söylüyorum. Onlar maçtan önce baskı altına alıyorlar.

TÜRK FUTBOLUNUN SORUNU BU MUYDU?

Mecnun Odyakmaz ile konuşuyorduk telefonda. Milli maçta Demirören aleyhine tezahürat vardı. Mecnun Bey’e dedim ki telefonda, Kulüpler Birliği toplantısından sonra Yıldırım Bey’e sahip çıkan bir açıklama yapın dedim. Yanında Demirören de vardı, telefonun sesini açtı, o da duydu. Sonra onlar toplandı, bana sahip çıktılar. Türk futbolunun sorunu bu muydu?

“HAYATIMDA 1 KERE HAKEM ODASINA GİRDİM”

Ben hayatımda sadece 1 kere hakem odasına girdim, Rizeli yönetici de vardı yanımda. Onda da Ali Aydın vardı, Rizeli yönetici vardı, tebligat yaptılar ikimize de. Bakın Milliyet gazetesi, Demirören’in. (Milliyet’te Muhittin Boşat’ın yönettiği bir maçta Demirören’in hakem odasını bastığı haberini okudu)

“CÜNEYT ÇAKIR İYİ HAKEM DEĞİL”

Benim böyle birşey yaptığımı gördünüz mü, ben böyle kalabalık bir salonda ortalıkta söylüyorum. Böyle bir şey var mı, ben ne zaman basarım dedim. Bu 93’te olsaydı ne yapardık! Giderdim hakeme. Gitmeyecek miyim yani. Biz 250 milyon dolar bütçe hazırlıyoruz, bu kulübün başarısı şampiyonluktur. Hakem şampiyonluğu önlüyorsunuz. Şu maç 0-0 bitmiş olsa, Emenike’nin pozisyonu. Bir adamın gözünü bağlayın, sesten şu pozisyona penaltı verir. Çok hata yapıyor hakemler, yapmasınlar. Cüneyt Çakır iyi hakemmiş, iyi hakem değil. İngiltere’de Alex Ferguson’ı delirtti, İspanya’da ortalığı birbirine kattı. Şişirmeyle olmaz bu iş.

“HER YERİ BASARIM”

Bakın bir daha söylüyorum, Fenerbahçe’nin önü kesilirse, böyle bir niyet varsa, her yeri basarım. Böyle kınama olmaz. Önce diğerlerini kınayacaksın. Kınayan da Demirören olmayacak.

“AY-YILDIZIN ŞEREFİNİ KURTARSIN”

Demirören, ay yıldızın şerefini kurtarsın. Gelenden 3, gidenden 4 yiyorsun. 2002’de Brezilya bizi zor yeniyordu. Böyle bir algı yapıyorlar ki, Milli takımı unutturuyorlar. Milli takım 10 tane de yiyebilir, mesele o değil. Çok seyirci getirdik falan, bunla algı değiştiriyorlar. Siz Kazakistan maçını düşünün. Orada puan kaybederseniz, ne yapacaksınız onu düşünün. Beni kınamayla iş değişmez. Değişecekse sabah akşam kınayın, ne olacak ama değişmez.

“BENDEN ÖNCE NE KAZANDIRDI?”

Ben Kulüpler Birliği başkanlığı yaptım. Bu Kulüpler Birliği, kulüplere benden önce, benden sonra ne kazandırdı? Benim dönemimde Kulüpler Birliği neler kazandı, diğerlerinde ne kazanabildi? Ben Kulüpler Birliği başkanı olsaydım, böyle şike tezgahı yapabilirler miydi?

“İHALE YAPILIYOR, KİMSE BİLMİYOR”

Milli Takım hepimizin olgusudur. Değersizleştirilmemelidir. Varsa bir sorumluluk, o sorumluluğu üstümüze almalıyız. Sonuçların iyi olması için tedbirler almalıyız. Bugün TFF’ye yazı gönderiyoruz, cevap verme yönlü. İhale yaptılar, ne kadara gitti, ne kadar sürecek, kim ne alacak? Kimse bilmiyor. Sezondan 1-2 gün önce bir şeyler söylüyorlar. Kime ne veriliyor, hep hikayeler yazılıyor.

“BREZİLYA’YA 3 MİLYON EURO NEREDEN VERİLMİŞ?”

Brezilya’ya 3 milyon euro para verilmiş, nereden verilmiş? Stad kiraları acayip, vergiler var. Kulüpler üstünden para kazanıyorsunuz. Şike diyorlar, şikeden sonra stadyumlar inadına full doluydu. Şimdi niye boş. Bazı çalışmalar yapılması lazım. Hiçbir şey yapmıyorlar tribünlerle, stadyumlarla ilgili.

“SEN KİMSİN ULAN SEN KİMSİN”

“Göksel Gümüşdağ ve Yıldırım Demirören’e şimdi bir soru soruyorum. Serdar Adalı Bey’i attılar aslanların önüne. O da iyi dayanıyor. Bir olay olduğu zaman başkanın bilgisi olmadan bir iş olmaz. Ben ne diyorum, biz yapmadık. Ben ilk gün söyledim, ölene kadar da söyleyeceğim. İsteyene istediği yerde söylerim. Başkaları bir şeyler söylüyor, ‘Vazgeçmeyeceğiz’ diyor. Sen kimsin lan, sen kimsin.”

“BEŞİKTAŞ-G.SARAY MAÇI TAHTADAN ÇIKARILDI”

Bakın kitabı açıyorum, geçmişin kötü bir huyu var. Alman bahis şirketi, Beşiktaş-Galatasaray maçını tahtadan çıkardılar. Bahis yetkilileri, bahis oynayanların tamamının Galatasaray galibiyetine bahis oynamaları nedeniyle, bu maçı listeden çıkardılar. Mesela, bir kulüp başkanı masasında diğer kulüp başkanlarına “Bu yıl Beşiktaş şampiyon olmalı” demiş.
İki kulüp başkanı oturmuşlar, biri oturmuş “Sen lig şampiyonu ol, ben de kupa şampiyonu olayım” falan demiş.

“İNŞALLAH BERAAT EDECEK”

Serdar Adalı Bey’e şike operasyonunda bu iş yıkıldı. İnşallah beraat edecek. O da bizim gibi, temiz olduğuna inanıyorum. Onun arkadaşları ve dostları onu yalnız bıraktılar. Beşiktaş, İBB maçından dolayı bu işin içinde. Beşiktaş-İBB maçında Beşiktaş yendi ve kupa şampiyonu oldu. Bu kupayı o zamanki başkanı ne yaptı? Bilmiyorum, soruyorum, ne yaptı? Bu kupa nerede, bu kupa kime iade edilecek? O zamanki başkanlarına soruyorum, şike yaptılar mı? Bir de ikide bir yazan Beşiktaşlı gazeteci var. Hiç Beşiktaş yazmazlar, sürekli ben, sürekli Fenerbahçe. Eve götürdüğünüz para haram.

“KUPA NEREDE? NEREYE GÖTÜRDÜNÜZ?”

Onlara da soruyorum, bu kupa nerede? Nereye götürdünüz? Biz söylemedikçe, bizim üstümüze geliyorlar. Türk sporunu Fenerbahçe kirletti, herkes pürneşe, basın da hiç kimseye bir şey yazmıyorsunuz, hep dostluklar, hafta sonu evlere giderler, konuşurlar, ederler, kamuoyu tutarlar. Siz de idare eder gidersiniz. Bazıları para kazanır, bazıları iyi rolleri alır. Biz de kötü oluruz.

“MALİYE BAKANI İLE KONUŞULMASI LAZIM”

Kulüpler’in çok sorunları var, kulüplerin oturup bunu konuşması lazım. Amatör sporlarda çok sorun var. Maliye ile sorunlar var, bakanla konuşulması lazım.

DEMİRÖREN’E MESAJ

Türk bayrağına en çok sahip çıkan var. Biz bunu her zaman söyledik, biz Atatürkçü’yüz. Fenerbahçe camiası Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi bir camiadır. Bunu 1990’da da söyledim. Bayrağa sahip çıkmanın yolu, Milli takımı başarılı yapmaktır.

GAZETECİLERE SESLENDİ

Üçüncü kısım, gazeteciler. Basında eski sporcular var, gazeteciler var. Benim ricam, bütün antrenörler mesleklerinde yaşadıklarını hatırlasınlar ve tenkitlerini o şekilde yapsınlar. Onlar yol gösterici olsunlar. Eski futbolcular da, Futbolcular hata yapabilir, yanlış yapabilir, onları idam etmesinler, saygılı olsunlar. Eski hakemler de, eski hakemler hakkında tenkit yapmasın, yanlış oluyor.

“BİZ EVİMİZE GİDERİZ, SİZ BATARSINIZ”

Bir oyuncu hata yapıyor, bütün basın ona yükleniyor, iş bitiyor. Basın yanlış yapanı söylesin. Fatih Hocam, bak şu konuda hata yaptın, şu oyuncuları aldın, şunları almadın hata yaptın. 1 milyon üye konusunda ne olacağını Ercan Güven yazdı sadece Milliyet’te. Bunun ne olacağını bir tek o yazdı. Türk sporunda nasıl devrim olacağını o yazdı. Bunun başka yerlerde de yer almasını istedim. Hep dedikodu. Bak hepimiz bir gemideyiz diyorsunuz ya, biz evimize gideriz. Ama siz batarsınız. Sizin işiniz bu. Varsa bir şey yazın, rating olacak diye böyle şeyler yapmayın.

“YA BIRAK, SEN KİMSİN YA SEN KİMSİN”

Bir tane eski oyuncu diyor ki, antrenmanla ilgili oyuncular gelip bana şikayette bulunmuşlar. Bana böyle şeyler söylenmedi, ben öğrendim. Hocaya dedim ki, böyle şeyler geliyor bana. Basın toplantısında söyledim. Adam Fenerbahçe antrenmanına gelmemiş, kim sakat, kim ne yapmış bilmiyor, Fenerbahçe şöyle yapmalı diye laf söylüyor, adam sakat. Ya bırak, sen kimsin ya sen kimsin! Siz yön veriyorsunuz ya, taraftar gibi konuşuyor, olmaz!

“ARAGONES GELİRKEN, GUIZA’YI ŞART KOŞTU”

Bir kişi de diyor ki, ben de bekliyorum ki kız basket maçından önce bakıyorum, ‘Güiza’yı aldılar diyor, Güiza’yı alan adamın başkanlığı bırakması’ lazım. Sen kimsin? Devam ediyor falan. Güiza’yı alırken, Aragones bunu şart koştu. O paraları nasıl verdik biliyor musunuz? Zannediyorsunuz ki, paralar kasada hop duruyor, biz de veriyor. Ya hoca şart koştu, hangi hoca, İspanya’yı Avrupa şampiyonu yapmış hoca istedi.

“AYKUT HOCANIN, ERSUN HOCANIN…”

Aykut Hoca’nın, Ersun Hoca’nın şampiyonluğu yoktu, bu oyuncular onları şampiyon yaptı. Yönetim yaptı, camia yaptı, herkes yaptı.

“GECE TV’DE ÇIKIP KONUŞANLARA SÖYLÜYORUM”

Benim sizden ricam şu, oyuncuları tenkit ederken mutlaka antrenmanları seyredin, antrenmanları görün. Oyuncular antrenörü dinlerse, o zaman takım şampiyon olurmuş. Bir antrenör var, 30 yıl önce yazılmış kitaptaki antrenmanları yaptırıyor. Bu oyuncular bir tek bu hocalarla mı çalışıyor. Bu yanlış oluyor diyemez mi bir oyuncu, der! Ben bir şeyi severim çok yerim, siz sevmeseniz az yersiniz. Ama giderseniz antrenmana, daha sağlıklı yorum yaparsınız. Size söylemiyorum, o gece televizyonda çıkıp konuşanlara söylüyorum. Bir kere tesislere gitmişler mi, hayır! Öyle tenkit yapıyorlar ve kamuyounu yönlendiriyorlar.