INFORMATION

Paralel yapının korsan tahliye girişimine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, usulsüzlük yapan yargı mensupların ya açığa alınacağını ya da meslekten ihraç edileceğini söyledi. Erdoğan “Bu ülkede bunlar ya bu devletin varlığını kabul edecekler veya yok olacaklar” dedi.

Kuveyt’e yaptığı resmi ziyareti tamamlayarak yurda dönen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Paralel yapının korsan tahliye girişimi, KPSS’deki kopya skandalı, muhalefetin seçim vaatleri ve çözüm sürecinin de aralarında olduğu bir dizi konuda çarpıcı mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan satır başları ile şunları kaydetti:

PARALEL YAPININ KORSAN TAHLİYE GİRİŞİMİ:

Usulsüzlük yapanların, bu zincirde yakalananların kimisi açığa alınacak, kimisi meslekten men edilecektir. Bu ülkede bunlar ya bu devletin varlığını kabul edecekler veya yok olacaklar. Biz bunu Milli Güvenlik Kurulu olarak tavsiye kararı ile hükümete bildirdik.

Yarınki (bugünkü) MGK’da çok farklı kararlar alınacak. Bunlarla ilgili kararlılığımız sürecektir. KPSS’de çalıntı sorularla devlete girenlerin hepsi izlenmektedir. Bu yapı, muhalefetteki tüm partilerle ilişki halinde.

KPSS’DE KOPYA SINAVLA MEMUR OLANLAR:

Yasal olarak bunların görevden alınmaları, kendilerine yapılan ödemelerin alınması, faizleriyle birlikte tahsil edilmesi konuşulmalı.

Hak etmediğiniz bir yere giriyorsunuz, birinin hakkını alıyorsunuz… Yargının vereceği karar önemlidir. Gerekçesi önemlidir.

DAVALAR ARD ARDA AÇILMALI

Hükümetin sadece bu konuya kilitlenecek hali yok. Hükümet işini yapıyor. Bu işin yargı ile ilgili

kısmını Adalet Bakanlığı sürdürüyor. Fakat her bakanlığın yolsuzluklar, görevi kötüye kullanma gibi meseleleri Adalet Bakanlığına bildirmesi gerekiyor. Davaların art arda açılması gerekli.

EKREM DUMANLI’NIN HDP İLE GİZLİ GÖRÜŞMESİ

Bir meslektaşınız Diyarbakır Belediyesine arka kapıdan giriyor. Meşru bir iş yapsa normal kapıdan girer. Arka kapıdan girdiğin zaman burada bir şeyler var. Hayatta bir araya gelmeleri mümkün olmayanlar nasıl bir araya geliyorlar?

İki devletli çözüm olursa sorun yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a KKTC’de Mustafa Akıncı’nın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Rumlarla müzakerelerin yeniden başlayacağı iddiaları da soruldu. Erdoğan “ Onlar yeter ki bu tür bir anlaşmayı yapabilsinler. Oranın garantör ülkeleri var. Türkiye, Yunanistan, İngiltere. Bizim görmemiz, bilmemiz gerekir. Türkiye ile koordineli şekilde götürecektir. Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın hakkı hukuku korunduğu sürece sorun yok. 12 madde kabul edilmişti. Eğer iki kurucu devlet kabul edildiği takdirde sorun yok ki” diye cevap verdi. Cumhurbaşkanı “HDP’nin barajı asıp aşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz” sorusuna, “Ben cumhurbaşkanıyım. Parlamentoya girip girmemesini değerlendirmem doğru olmaz. Girip girmemek birbirine eşittir” diyerek yorum yapmadı.

27 Nisan’da tuzağa düşürmek istediler

27 Nisan Bildirisi’nin üzerinden 8 yıl geçti. Huzur içinde şunu söyleyebilirim. 27 Nisan süreci, aslında Türkiye’deki bir vesayet rejiminin son bulması diyebilirim. Detaylar zaman geçtikten sonra kaleme alınacaktır. Son 24 saatte şahsımın yaşadıkları, buna muttali olan bazı arkadaşlarım belki benden önce kaleme alırlar. Biz de zaten ‘öyle olmuştur’ diyerek tasdik etmiş olacağız. O akşam arkadaşlarla tüm hazırlıkların yapılması, metnin gözden geçirilmesi var. Ben ‘hayır muhtıra’ değil diyorum. Bizi tuzağa düşürmeye çalıştı. Hükümetin bir muhtıra olarak algılaması demek adeta ‘bu işi bırak da git’ demekti. Biz çalışmalarımızı yaptık, Cemil bey de ertesi gün açıklamayı yaptı. ‘Bir hükümeti vardır. Atması gereken adımları bir yere sorarak değil kendisi atar’ diyen o metni okudu. Bu süreç bu bakımdan çok çok önemliydi. Sessiz mi kalalım diye bir durum, hamdolsun olmadı. 10 yılların özlemi denen adım hükümet olarak atılmış oldu. Hamdolsun bu kayıplara uğramadan o gün bugün yolumuza devam ediyoruz. Ondan sonra gelen askeri erkan da bu tür durumlara düşmedi. Diyalog içerisinde bu süreç işletildi. Bu 4 sene hele hele çok daha iyi işletildi.

Cep telefonu çöplüğü oluruz

Ben o akşam Türk Telekom’un merasiminde o olaya muttali oldum. (4G altyapısının ve 4G’li telefonların 5G’de kullanılamayacak olması) Bu tür bir adım atılmasının Türkiye için çok ciddi bir kayıp olduğuna inanıyorum. Bu kaybı vatandaş ödeyecek. Tüm iyi niyetimle konuşuyorum, bunların yüzde 30’unu verebilirsiniz. Yüzde 70’i 4G’de kullanamazsınız. Adeta Türkiye telefon çöplüğü olur. Bana kısa bir süre önce Ericsson yetkilileri geldi. Bu işe hızla geçilebileceği söyleniyor. Amerika’nın geçtiği bile söyleniyor. Bütün bunlar konuşulurken biz niye kalkalım bir de burada 4G yatırımı yapalım.

8 meydan var git orada kutla

Benim bu konudaki tavrım değişmez. Ben ilkelerden yanayım. Bu ülke bir hukuk devletidir. Hukuka dayalı olarak yasalar oluşturulmuştur. Nedir buradaki hukuk. Bir miting yapacaksın hakkındır. Sana devlet, hükümet yer gösteriyor. Anadolu yakasında sana Maltepe’ye git istediğin gibi yap. Toplam 8 meydan var istediğin yerde var. Avrupa yakasında Yenikapı, gidip yapabilirsin. İlla da Taksim Meydanı dediğin zaman bu tamamen aracın tekerine çomak sokmaktır. Halkın huzurunu kaçırmaya çalışmaktır.